MURİS MUVAZAASI
- Muris Muvazaası Ne Demektir?
Muris Muvazaasını anlamak amacıyla ilk etapta muvazaa ne demek onu anlamamız gerekmektedir. Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla aralarında gerçek iradelerine uymayan, görünüşte geçerli olmasına rağmen, kendi aralarında hüküm ifade etmeyen bir sözleşme yapma konusunda anlaşmalarıdır. Muvazaa şartlarının gerçekleşmesi için aşağıdaki üç koşulun bir arada bulunması gerekir. Bunlar; Tarafların gerçek amaçları ile kendi iradeleri ile yaptıkları işlemler arasında bilerek ve isteyerek yapılan bir uyumsuzluk olmalı, üçüncü kişileri aldatma amacı olmalı ve tarafların muvazaalı işlem yapma konusunda aralarında anlaşmaları gerekmektedir.
Muris muvazaası ise bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yaptığı karşılıksız kazandırmaları satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesi olarak tanımlanabilir. Yani miras bırakan aslında mirasçılardan malını kaçırmak istemektedir. Bu mal kaçırma, miras bırakan ve sözleşmenin karşı tarafının görünürde bir sözleşme yapması ancak bu sözleşmenin arkasına asıl niyetlerini içeren başka bir sözleşmeyi gizlemesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Bu durumun birçok nedeni olabilmektedir. Bunlardan bazıları toplumun bazı kesimlerinde erkek evladın kız evlattan üstün tutulması, miras bırakan birkaç kez evlenmiş ise son eşin baskısı, miras bırakanın zayıf durumda olan mirasçısını koruma isteği, yaşlı kişilerin yakınlarındaki mirasçılarının baskısı gibi nedenler olarak sıralanabilir. İşbu nedenlerden dolayı miras bırakan kişiler muvazaalı sözleşme yapma yoluna gitmektedir.
- Muris Muvazaasının Unsurları Nelerdir?
1- Görünüşteki Sözleşme
Miras bırakanın, mirasçılarını aldatmak suretiyle miras haklarından mahrum bırakmak için yaptığı, gerçek iradesiyle örtüşmeyen ve gerçekte de hüküm ve sonuç doğurmayan sözleşmedir. Tapu memurunun önünde yapılan satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi veya bağışlama muris muvazaasının görünüşteki işlemi olarak bilinmektedir. Gerçekte, anlaşmanın diğer tarafı, miras bırakana, devraldığı taşınmazın bedelini ödemez ya da tapuda belirtilenin çok altında bir bedel öder. Ancak, üçüncü şahıslar kandırılarak sözde bir bedel alışverişi varmış gibi gösterilir. Böylelikle, mirasçıların ileriki dönemde tenkis davası gibi yollara başvurmasının önüne geçilmesi amaçlanır. Aynı şekilde bir diğer örnek ise miras bırakanın mirastan mal kaçırmak için herhangi bir kimseye tapuda bir evini bağışlamış gibi göstermesidir. Böylelikle, saklı pay sahiplerinin ileride dava açmalarını engellemek istemektedirler.
2- Muvazaa Sözleşmesi
Miras bırakan ile karşı tarafın, görünüşteki işlemin, üçüncü şahısları aldatmak için yapıldığı, gerçekte hüküm ve sonuç doğurmayacağı konusunda mutabakata vardıkları sözleşmedir. Sözleşmenin herhangi bir şekil şartı yoktur. Yazılı olabileceği gibi sözlüde olabilir. Görünüşteki sözleşmeden önce yapılabileceği gibi görünüşteki sözleşme ile aynı zamanda da yapılabilirler. Miras bırakanın kendisi veya temsilcisi bu anlaşmayı yapabilir. Muvazaa anlaşmasında taraflar, ya görünüşteki sözleşmenin hüküm ve sonuçlarının kendi aralarında uygulanmayacağı hususunda anlaşırlar veya görünüşteki sözleşmenin hüküm ve sonuçlarının kendi aralarında uygulanmayacağı buna ek olarak gizli sözleşme hükümlerinin kendi aralarında hüküm ve sonuçlarını doğuracağı hususunda anlaşırlar.
3- Mirasçıları Aldatma Amacı
Muris muvazaasının oluşabilmesi için murisin mutlaka mirasçıları aldatma amacı olmalıdır. Görünüşteki işlemin karşı tarafı miras bırakanın mirasçılarından ise diğer mirasçıların, farklı bir şahıs ise tüm mirasçıların aldatılması amaçlanmaktadır. Muvazaalı temlikin yapıldığı esnada mirasçısı olsun veya olmasın, ölüm tarihinde mirasçı sıfatı olan herkes muris muvazaası iddiasıyla dava açma hakkına sahiptir. Ancak, eğer miras bırakanın, muvazaalı işlemin yapıldığı tarihte hiç mirasçısı yoksa mirasçılarını aldatma amacı taşıdığından bahsedilemez. Yargıtay, muris muvazaası nitelendirmesi yapabilmek için; uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlamaktadır. Bu nedenle her bir somut olay üzerinden miras bırakanın iradesinin mirasçılardan mal kaçırmak olup olmadığı mahkeme tarafından incelemeye tabi tutulacaktır.
4- Gizli Sözleşme
Miras bırakan ile karşı tarafın gerçek iradelerini açıkladıkları ancak diğer mirasçılardan gizli tuttukları bağış sözleşmesidir. Muris muvazaasında bu gizli işlem, bağışlamadır. Muris muvazaasında görünüşteki işlem, tarafların gerçek iradeleriyle örtüşmediği için geçersiz olmakla birlikte, gizli işlem, gerekli şekil şartlarını taşıması durumunda kural olarak geçerlidir. Çünkü tarafların iradelerine uygundur.
- Muris Muvazaası Nedeniyle Kimler Dava Açabilir?
Saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı ihlal edilen tüm mirasçılar, muris muvazaası hukuki sebebine dayanarak dava açabilirler. Ancak bu davayı mirası reddeden, miras hakkından feragat eden ve mirastan çıkarılan kişiler açamaz. Bu davayı mirasçılardan her biri tek başına açabilir. Terekenin iştirak halinde olması buna engel değildir ve her bir mirasçı diğerlerinin olurunu almadan kendi payı oranında Tapu İptal ve Tescil Davası açabilir.
- Muris Muvazaasında Zamanaşımı Süresi
Dava, miras bırakanın ölümünden sonra açılabilir. Herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir.
- Muris Muvazaasına Karşı Mirasçıların Sahip Olduğu Haklar Nelerdir?
Mirasçılar miras bırakanın yaptığı muvazaalı işleme karşı dava yoluna gidebilmektedir. Bunlardan bazıları ise aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.
1. Mirasta Denkleştirme (İade) Davası
2. Tenkis Davası
3. Yolsuz Tescilin Düzeltilmesi Davası
4.İptal Davası
Olarak sıralanabilir. Murisin hileli tasarruflarına karşı açılacak davada davalı olarak ilgili tasarrufun diğer tarafını oluşturan kişi gösterilmelidir.
Sonuç olarak; Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası) davalarındaki en önemli nokta, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün yani miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konmasıdır. Ölen kişinin zihninde gizlediği gerçek iradesinin ve amacının tespiti bu dava için oldukça önem taşımaktadır. Muris muvazaası davası açarken somut olayın özellikleri incelenerek değerlendirme yapılması gerekmektedir. Konu ile ilgili bilgi almak ve sorunlarınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Copyright ©2023 Tüm Hakları Saklıdır.