Tebliğ Memurunun Gerekli Araştırmayı Yapmadan Ve Belgelemeden Yapmış Olduğu Tebligatın Usulsüz Olduğuna İlişkin Emsal Karar

Tebliğ Memurunun Gerekli Araştırmayı Yapmadan Ve Belgelemeden Yapmış Olduğu Tebligatın Usulsüz Olduğuna İlişkin Emsal Karar

TEBLİĞ MEMURUNUN GEREKLİ ARAŞTIRMAYI YAPMADAN VE BELGELEMEDEN YAPMIŞ OLDUĞU TEBLİGATIN USULSÜZ OLDUĞUNA İLİŞKİN EMSAL KARAR

Emsal karara konu olan uyuşmazlık; kiralananın tahliye taahhüdünden kaynaklı icra yoluyla tahliye talebine ilişkindir. Tahliyeye ilişkin ödeme emri usule ve yasaya aykırı bir şekilde tebliğ edilmiş olup, tarafımızca icra hukuk mahkemesine şikayet yoluna başvurulmuştur. Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde şikayetin KABULÜNE karar verilerek hakkın teslimi sağlanmıştır.

Aşağıda yer alan kararı herkesin faydalanması amacıyla sizlerde de paylaşıyoruz. Kararın ilgili kısımları şu şekildedir;

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.    

BAKIRKÖY

10. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO        : 2023/

KARAR NO    : 2023/

16. İCRA DAİRESİ     : 2023/

DAVACI         :

VEKİLİ           : Av. ABDULLAH ONUR BAYKAL

DAVALI         :

VEKİLİ           :

DAVA : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)

DAVA TARİHİ           : 13/07/2023

KARAR TARİHİ        : 17/07/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH  : 20/09/2023

Tüm dosya kapsamı ve icra dosyası birlikte incelendiğinde; şikayet usulsüz tebliğ nedeniyle  ödeme emri  tebliğ tarihinin  öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi taleplidir.

TK'nın 21/1. maddesinde “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır ” hükmü yer almaktadır.

Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır. Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir” denildiği, Tebligat Kanunu'nun 23. maddesinin 7. bendinde ''21 inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığını, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebin"  tebligat mazbatasına yazılmasının emredildiği, Tebligat Yönetmeliği'nin 35.maddesinin (f) bendinde ise; ''30 uncu ve 31 inci maddelerdeki durumların gerçekleşmesi halinde bu hususlarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığını, adreste bulunmama ve kaçınma için gösterilen sebebin'' tebligat mazbatasına yazılacağının  hüküm altına alındığı görülmektedir.

 Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 31. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre ise; "...tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyesinden birine ya da kolluk amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder. Tebliğ memuru, ek-1'de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır'' hükümlerine amirdir. Tebliğ işleminin geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun anılan düzenlemelerdeki araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır.

 Somut olayda icra dosyasından gönderilen ödeme emri   tebligat mazbatasındaki kayıtlardan tebliğ işleminin 13/06/2023 tarihinde;  "alıcısının işte gittiği komşusu 15/A tarafından beyan edilmesi üzerine evrak ...  muhtara bırakıldığının ve 2 nolu haber kağıdının yapıştırılarak  isim ve imzadan imtina eden   komşuya da bilgi verildiğini   şerhi ile yapılmaya çalışıldığı, ancak kimden bilgi alındığına dair ismi ve  ne zaman döneceğinin araştırılmadığı ve 2 nolu haber kağıdının yapıştırıldığının hangi komşuya bildirildiğine dair komşu isminin de mazbatada yer almadığı  anlaşıldığından  yapılan tebliğ işlemi yukarıda anılan Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından aksi anlaşılmamakla şikayetin kabulüne, icra dosyasındaki itirazın süresinde olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.

KARAR:

1-Şikayetin KABULÜ ile; Bakırköy 16. İcra Dairesinin 2023/ esas sayılı dosyasından borçlu adına çıkarılan ödeme emrinin tebliğ tarihinin 10.07.2023 tarihi olarak DÜZELTİLMESİNE,

2-Şikayetin kabul edilmesi nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın karar kesinleştikten sonra  istem halinde 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/d maddesi uyarınca şikayetçiye iadesine,

3-Davanın niteliği gereği yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4-Kararın bir örneğinin gereğinin yerine getirilmesi için İcra Müdürlüğüne gönderilmesine,

5-Harcaması yapılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra şikayetçiye  iadesine

Yazımıza konu emsal karar; kiraya veren- kiracı ilişkisinden kaynaklanan davalarda yapılan tebligatların önemini göstermektedir. Bu nedenle süreç içerisinde bir avukattan destek alınması önem taşımaktadır.

Avukta Sor!