Yurtdışında Çalışan Türk Vatandaşı İşçilerin, İşçi Alacak Davalarında Hangi Ülke Hukukunun Uygulanacağı, Kime Ve Kimlere Karşı Dava Açılabileceğine İlişkin İnceleme

Yurtdışında Çalışan Türk Vatandaşı İşçilerin, İşçi Alacak Davalarında Hangi Ülke Hukukunun Uygulanacağı, Kime Ve Kimlere Karşı Dava Açılabileceğine İlişkin İnceleme

YURTDIŞINDA ÇALIŞAN TÜRK VATANDAŞI İŞÇİLERİN, İŞÇİ ALACAK DAVALARINDA HANGİ ÜLKE HUKUKUNUN UYGULANACAĞI, KİME VE KİMLERE KARŞI DAVA AÇILABİLECEĞİNE İLİŞKİN İNCELEME

GENEL AÇIKLAMALAR


Günümüz itibariyle Türk şirketleri yurtdışında başta inşaat, gıda, tekstil gibi alanlar olmak üzere birçok alanda faaliyet göstermektedir. Özellikle inşaat alanında faaliyet gösteren şirketler işgücüne ihtiyaç duymaktadır. Bu ihtiyaç ise çoğunlukla kendi bünyesinde istihdam edilen ve yurtdışına çalıştırılmaya gönderilen Türk vatandaşı işçilerden karşılanmaktadır.

İŞ SÖZLEŞMESİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR


İş sözleşmeleri; İşçinin iş görme edimini yerine getirmeyi, işverenin ise işçinin ediminin karşılığı olan ücreti ödemeyi taahhüt etmesidir. Bu sözleşmenin şekil şartları bulunmamaktadır. Taraflar arasında kanuna aykırı olmayacak şekilde özgürce kararlaştırılabilir. Yurtdışına çalıştırılmak üzere gönderilen işçilerle Türkçe yahut başka dillerde sözleşme yapılabilmektedir.

YURTDIŞINDA ÇALIŞAN TÜRK VATANDAŞI İŞÇİLER İÇİN HANGİ ÜLKE HUKUKU UYGULANACAKTIR?


İş hukukunun emredici yönü ve işçinin korunması ilkesi gereği genel kural Türk iş hukukunun tatbik edilmesidir. Türk vatandaşı işçiyi yurtdışına çalıştırmaya gönderen kişi ya da şirket ile yurtdışındaki yabancı şirket arasında organik bağ tespit edildiğinde de kuralın Türk iş hukukunun uygulanmasıdır. Bunun aksi; Türk vatandaşı işçinin yurtdışındaki yabancı şirket ile yapmış olduğu iş sözleşmesidir. Bu sözleşmeye göre taraflar Milletler Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 27/1.hükmü kapsamında hukuk seçimi sözleşmesi yapabilecek ve istedikleri ülke hukukunun uygulanmasını kararlaştırabileceklerdir.

Yargıtay istikrar kazanan uygulamasında; "yabancılık unsuru taşıyan bu tür uyuşmazlıklarda açıklandığı gibi Türk vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi ya da şirketin yurt dışındaki yabancı şirket ile organik bağı delillendirildiğinde Türk İş Hukuku uygulanmakta ve organik bağ içinde olan Türkiye’de kişi veya kişiler işçinin işvereni kabul edilerek sorumlu tutulmaktadır (Y. 9. HD. 22.01.2018 tarih ve 2017/28074 E, 2018/916 K., Kapatılan Y. 22. HD. 18.09.2019 tarih ve 2016/9339 E, 2019/16514 K.)

Güncel yüksek yargı kararlarına göre bu konuda dikkat edilmesi gereken husus; şirketler arasındaki organik bağın yanında, şirketlerin ayrı bir tüzel kişiliğe haiz olup olmadığıdır. Bu sonuca göre de hangi hukukun uygulanacağı kararlaştırılacaktır.

YURTDIŞINDA ÇALIŞAN TÜRK VATANDAŞI İŞÇİLER KİME YAHUT KİMLERE KARŞI DAVA AÇABİLİR?


Türk vatandaşları ya da şirketleri yatırım, ticaret amacıyla yahut sadece bir işin yapılması maksadıyla yurtdışında o ülkenin kanunlarına göre şirket kurabilmektedir. Hal böyle iken; İşçinin kime yahut kimlere karşı dava açabileceğini değerlendirirken şirketlerin organik bağının bulunup bulunmadığı veya ayrı tüzel kişiliklere haiz olup olmadığı değerlendirilmelidir. Değerlendirme yapıldıktan sonra uygun sonuca gidilerek doğru tarafa başvuruda bulunulmalıdır. Aksi durumda ise iradi taraf değişikliği müessesi gündeme getirilmelidir.

Burada önemli görülen husus şirketler arasında organik bağın tespiti ve şirketlerin ayrı bir tüzel kişiliğe haiz olup olmadığı meselesidir. Organik bağ şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Bu davada taraf gösterilmesi için organik bağ tek başına yeterli olmamaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.05.2023 T. 2023/258 E. 2023/528 K. Sayılı kararı uyarınca organik bağın tek başına yeterli olamayacağına dair hüküm tesis etmiştir.

Hal böyle iken; organik bağı tespit edilen şirketin ayrı bir tüzel kişiliğe haiz olup olmadığının da incelenmesi gerekmektedir. Bu da her somut olayın özelliğine göre değişkenlik göstermektedir. Örneğin; Türk şirketinin Rusya’da çevre yolu yapım işi için Rusya hukukuna göre şirket kurduğu durumda işçiye karşı yapılmış bütün çalışma kayıtlarının ve maaş ödemelerinin yurtdışında kurulan şirket tarafından yapılması, asıl şirket ile işçinin hiçbir bağının bulunmaması durumunda; her ne kadar şirketler arasında organik bağ bulunsa da işçi Türkiye’deki şirkete karşı dava yoluna gidemeyecek, yurtdışında kurulmuş ayrı bir tüzel kişiliği kabul edilen şirkete karşı başvurabilecektir.

Görüleceği üzere yüksek mahkeme son kararlarıyla uyuşmazlıklara çözüm bulmaya çalışmaktadır. Konunun vahameti gereği maddi gerçeğe ulaşma noktasında ehemmiyet taşımaktadır. Bu nedenle yasal yollara başvurulmadan önce avukattan destek alınması önem arz etmektedir.

Avukta Sor!